Celil Serhan Tezcan kimdir? Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
 
Dedeleri zamanının en önder çiftçileri, Annesi ve Babası Ziraat Yüksek Mühendisi olan, hayatını ve tüm zamanını tarımda teknoloji geliştirmek ve ülkenin tarımsal teknolojik potansiyelini en üst seviyeye taşımaya çalışan bir mucittir. Ziraat Mühendisliği Zootekni Bölümü mezunudur, bu alanda genetik çalıştıktan sonra, Biyosistem Mühendisliği bölümünde, Süt Üretiminin Çevreye olan etkisinin hesaplanabilmesi için Çevre Mühendisliği ile birlikte bir Lisansüstü çalışması yürütmüştür. İTÜ Geomatik Mühendisliği bölümündeki doktorasını, tez aşamasında bırakan Tezcan, zamanını daha değerli çalışmalara adamış ve MeyveSayar teknolojisini geliştirmiştir.
 
Tarsens’in kuruluş hikayesi, geçmişi nedir?
 
Tarsens, 2017 yılında, TÜBİTAK 1512 Bireysel Genç Girişim hibe desteği alınması için kurulmuştur. Fakat Tarsens kurulmadan önce, Tezcan, Kablosuz sensor ağları, insansız hava araçları, uydu ile uzaktan algılama çalışmaları konusunda uzun bir süre, elektronik, bilgisayar, mekatronik alanlarında kendisini geliştirmiştir. 
 
Tarsens, 2017 yılında kurulmadan önce, Uludağ Üniversitesi’nde, Kablosuz Sensör Ağları ve Ölçeklenebilir Multispektral kamera projesi yürüten Tezcan, o projeleri oluşturacak, yürütecek, kendi çalışmalarını patentleyebilecek bilgisini, akademik engellerden ve engellemelerden kaçabilmek adına şirketini kurarak ticarileştirmeye yönelmiştir ve şirket bu şekilde, 100 yıllık bir Aile tarım geçmişi, yakından ve sürekli takip edilip, artık yerli olarak geliştirilmeye başlanan teknoloji ile birlikte hayata geçmiştir.
 
Tarsens bünyesinde yapmış olduğunuz, tarımsal zekaya yönelik çalışmalar nelerdir?
 
Genel olarak proje bazlı çalışmalar yürütüyoruz, bunlardan bazıları;
 
Sera, hayvan barınakları, soğuk hava depoları ve tahıl depoları gibi alanlar için özel ve yerli üretim kablosuz sensör ağları tasarlayıp üretmek. Bu kablosuz sensör ağlarında, zaman serisi modellemesi ile sorun çıkarabilecek noktaların, örneğin, sıcaklık değişimi, nem değişimi vb., önceden tahminlenmesi ile tarımsal üretim zincirindeki kayıpların en aza indirilmesi,
 
Endüstriyel tarla bitkilerinden, mısır, çeltik, domates, buğday’da, bitki sağlığı haritalaması ile, hangi bölgelerin ne kadar verim verebileceğinin haritalanması ve bunlara ilaveten, gelişme farklılıklarını haritalayarak düzenli ilaç gübre kullanımın sağlanmasına yönelik çalışmalar yürütmek.
 
Uydu görüntüsünden, tarlaların bitki desenini çıkararak, her yıl ne kadar ne tür bitki ekildiğini, ne kadar tarım arazisinin boş kaldığını hesaplamak, buna göre rekolte tahminleri ile dünya piyasalarını takip etmek.
 
Uydu görüntülerini kullanarak, tarım için bir nakit kaynağı olarak değerlendirilebilecek, tatlı su kaynakları  olan göllerin yüzey alanlarını takip ederek, son zamanlarda karşımıza çıkan, aşırı gübre kullanımından dolayı kaynaklanan, aslında bir ötrofikasyon yan etkisi olan müsilaj etkisini araştırarak takip etmek. Göllerin yüzey alanları ile, yıllık ne kadar değişim olduğu, sellerin ve yağışların nelere ne kadar zarar verdiğini takip etmektir.
 
Ürün olarak geliştirdiğimiz ve kullandığımız Tarımsal Zeka teknolojileri ise,
 
MeyveSayar/YieldEstimator teknolojisi ile özellikle bağlarda, sıra üzeri salkım sayımı ile bağların verim tahminlerini %99.8’a varan doğrulukla sağlayıp, üretim kayıplarını en aza indirirken, hasat sırasında gerekli iş gücünü önceden tahminlemek ve bunları üretici ile paylaşmak. Bunun yanında, badem, elma vb. çiçek açan meyve ağaçların üretim alanlarında, bu ağaçları çiçeklenme seviyesine göre sınıflandırarak verim tahminlerinde, sıradışı değer gösteren ağaçların koordinatları ile saptanmasına yardımcı olmak.
 
Kuzey ve Güney yarımküredeki bağların üretim sezonları arasındayken, bu bağlardan toplanmış olan verileri, “gerçek olmayan salkımlar”, yani DeepFake teknolojisi ile yeniden “hayal ederek”, salkımların görünmeyen yüzlerinde kaç adet tane olabileceğini modelleyip, verim tahminini en üst seviyeye taşımak.
 
Üreticilerin akıllı tarıma yönelik bakış açıları nedir? Bu teknolojiyi anlatırken zaman zaman sıkıntılar yaşıyor musunuz?
 
Üreticiler, belli bir yerden sonra bu teknolojileri kullanmak zorunda olduklarının artık farkında. Bunun en büyük nedeni de sürekli artan girdi maliyetleri ve iş gücünün tarımı neredeyse tamamen terk etmesi.
 
Bu teknolojilerimizi açıklarken tabii ki sıkıntılar yaşıyoruz, hatta, açıkça söylemek gerekirse, dünya standartlarında bir teknoloji geliştirseniz ve dünyada çeşitli ülkelere gidip bunu tanıtmış olsanız bile, tüketicimiz, bizim ülkemizde “yüksek teknoloji geliştirilmez” görüşünde. Bu nedenle, kendi geliştirdiğimiz teknolojiyi bir türlü anlatamıyoruz, dolayısıyla değer bilinen yere, yurt dışına satıyoruz.
 
Tarımsal zekaya yönelik bilimsel ve teknolojik çalışmalarınızda gerekli desteği aldığınızı düşünüyor musunuz?
 
Kısaca hayır. Destekten daha çok köstek gördüğümüzü açıkça belirtmek isterim. Bu kösteği biraz açmam gerekirse; savunma sanayii bu kadar rahat bir şekilde istediği cihazı getirebiliyorken, her insanın temel ihtiyacı olan bir alanda çalışan tarımsal ürün üretimi ve teknolojisi geliştirmesi, halen gümrük, sertifikasyon vb. bir sürü sorunla uğraşıyor. 
 
Bu uğurda 3 adet doktora bıraktım. Bunlardan ilkini bırakmamın nedeni, yaptığım çalışmaları bölümde anlayan olmaması, ikincisini bırakmamın nedeni bu araştırmalara akademik bütçe ayrılmayışı, üçüncüsünü bırakmamın nedeni ise sadece ve tamamen mobbing idi. Ülkemizde bilimsel çıktı üretecek kurumlar maalesef, artık Kaggle, Colab gibi platformlarda, yazılımcıların kendilerini geliştirmek için deneme tahtasına çevirdiği ortamlardaki programlardan esinlenerek, belki hiçbir zaman gerçek hayata geçmeyecek ve yine hiçbir sorunu çözmeyecek konularda çalışıyorlar ve kaynakları boşa harcıyorlar.
 
 

bu ve benzeri nedenlerden ötürü beni kaybettiniz.

adresinizi verin, kına göndereyim. ödemesini kapıda yaparsınız.

köpek misin?

yaptıkları ve yapacakları şey sistematik olarak şu, sizin yaptığınız işe ve kendinize olan inancınızı baltalamak ve sizin aldıgınız her nefes için kendinizden şüphe etmenizi sağlamak.

3 yıl önce abu dhabi’ye mubadala corp tarafından davet edildiğimde, abu dhabi girişinde sırada bekleyen 3 Türk’ü ayırdılar, bizi bir yerde beklemeye aldılar ve şöyle bir yarım saat bekledikten sonra beni davet eden firma bu diyince saldılar, hiçbir sebep söylemeden polis tarafından orada bekletildim. zamanımı boşa harcadım. bu moral bozuklugu ile çıkıp bir de bp, mubadala, lockheed martin karşısında demo yaptım.

2 ay önce, dünyanın en büyük kiwi üreticisinden $1.5M yatırım alacaktık, rusya ukrayna’ya girdi, yatırımcı ürktü. ciddi olsa yapardı dedik, insanlar yemeğe devam ettiği sürece biz saymaya devam edeceğiz diye sonlandırdık.

11 nisan’da, dünyanın en önemli gömülü sistemlerde görüntü işleme konferansında son 5 finaliste kaldık ve silikon vadisine giderek sunum yapmamız beklendi 18 mayıs’daki etkinliğe, amerika için vizem yok dolayısıyla başvurduk ama en yakın tarih 2023 gözüküyordu, hızlandırma istedik, firma gönderdi, amerikan büyük elçiliği reddetti ve bu benim başıma gelebilecek en büyük yatırımın kaçmasına neden oldu. neden? 2 yıldır pandemi nedeniyle bütün etkinlikler iptal ve VC’ler yatırım yaparak paralarını 2-3 belki 10 katına katlayamıyorlardı, ve tarım bu kadar önemli olmuşken, benim oraya giderek, sadece 100 mil uzaklıklarında napa vadisinde %99.778’lik doğrulukla salkım sayımı yapmış olmam bir yatırım garantisiydi. ama olmadı.

günün sonunda halen nefes alıyorum, evet, ama köpek muamelesi görmekten bıktım. çok fena patlayacağım da… hadi bakalım.

pazar sabahı postası

güçlü adamlarla kavga etmeyi severim.

bunun birkaç nedeni var, en başta, onların ne kadar hayatımı mahvetmeye çalışacaklarını görmek, diğeri de, umrumda olmadığında ne kadar sinirleneceklerini 🙂 bu, kıçıkırık bir teknokent müdürü de olabilir, sıradan bir prof dr akademisyen de, bir holding’de üst düzey yönetici de, g.tumun dibinden ayrılmayan savunma sanayii de…

kıçıkırık teknokent müdüründen başlayım mesela, 2016 yılında, herşeyin süper olarak lanse edildiği fakat -sizi ofise alalım ama bize yüzde verin- ve/veya -bak katarlı yatırımcılar var, onlardan yatırım alın, kolunuzu bacağınızı kaptırıp hayata küsün- kafasında olan bir ortamdaydım ve “sahnede iyi soytarılık yapanları, iyi yalan söyleyenleri, yani sosyopatlık yapanları, kısaca şaklabanları seçtiklerini” söylemiştim, doğal olarak herhangi bir yatırım alamadım. yatırım yaptıkları girişimlere bakıyorum da… sahi ne oldu o teknokent müdürüne? rektör neden kovdu?

peki ya sıradan bir prof dr? öyle sıradan ki, celal şengör ile makalesi falan var, o derece sıradan. önce “hangi bölümde ne okudugun önemli değil, bu üniversitenin bu bu bu bölümlerinde okuyan öğrenci ile aynı muamele yapılacak” dediydi, o yeterlilik sınavını bir seferde, kendi öğrencileri kalırken, geçmiştim. zeka’m ile dalga geçiyorlardı… hem de itü gibi bir yerde, ne oldu, döndü dolaştı, yediremedi “ben senin konularında yorum yapabilme bilgisine sahip değilim” diyerek “kendine yeni bir danışman bul” ile mobbing’ini başlattı. bitti gitti 6 yıllık itü serüveni, ama burada kalacak mı? hayır… daha büyük şeyler olacak, yakında.

sonra da holdingin sağladığı imkanlara aşık bir tür geldi, neymiş, “onları rakip olarak göremezmişim”, nedenmiş “onlar, benimki gibi şirketleri satın alan şirketmiş”, şirketin vergi dairesi, vergi numarası belli koçum, gel, Bandırma, Balıkesir. Al da görelim.

bir de arada bir çıkan savunma sanayii var, yahu bu kadar inatçı adamlar görmedim, çalışmıyorum size kardeşim, ça-lış-mı-yo-rum. paranız umrumda değil. ben insanları beslemeyi tercih ettim, kolay olan öldürmeyi değil. eğer savunma teknolojilerine girseydim, sizin ne kadar cahil ve boş oldugunuz ortaya çıkar, arada bana intihar süsü verirdiniz.

kısaca, benim işim belli, sizin değil, kendi istediklerimi yapmak istediğim için girişimciyim ve başınıza icat çıkarmak için buradayım. siz ne kadar sıkıştırsanız da, asla yıldıramayacaksınız. kim olursanız olun 😉

kopya bilim ülkesi.

Merak ettiğim bir şey var, akademisyenler, yıllardır aynı neural network’leri kullanıp, neden defalarca aynı şeyi yayınlamaya devam ediyor? Ya ben bizzat oturdum yaptım, uçak, gemi, araba, bina, fındık, fıstık, üzüm, koyun, inek sayımı, falanı filanı, bunlarla ilgili bir makale yayınlamayı “etik” bile görmedim, ne zaman bu akademisyenlere bir “dur” denilecek merak ediyorum. bu ne saçmalıktır, bu neyin kafasıdır? yeter! bu bir akademik çalışma değildir! bilim dünyasını, kendinizi professor yapıp maaş yükseltme çabanız uğruna kirletip durmayın!

tarım zor.

tarım zor, tarıma teknoloji geliştirmek, hele böyle bir ülkede imkansıza yakın. Ben imkansızı başarıyorum ve başarılarımı da uluslararası olarak kanıtlıyorum. Bu nedenle kendinizle uğraştırtmayın, uğraşmam gerekirse uğraşır, sonuna kadar da giderim, yaptıklarınızı ödetirim. Evet, bu bir uyarıdır, sonuçlarına katlanırsınız. Herkes gibi gidip savunma sanayii gibi “kolay” bir kolu seçmedim ben para kazanmak için, kolayı herkes yapar, windows’u yükle, ardupilot’u çak, siha yaptım de takıl sınırsız kaynak ile, ama yok öyle, bu tarım. ciddiye alın, yoksa kötü olur. bu uyarı sizin için de geçerli, takibinizi biliyor, görüyorum, yoluma taş koymaya çalıştıkça üzerinden zıplayıp geçiyorum, yeter artık, hayatınız için anlamı olan birşeyler bulun, kariyerinizin sonu olmasın, bulundugunuz koltuklara güvenmeyin.

fuck you.

sanayicimiz herşeyi yurtdışından alıp “adamların bir bildiği var” kafasında yaşarsa, doların artışından hiçbir şekilde şikayet etme hakkına sahip değildir. orada geliştirilen teknolojinin benzerini biz de burada geliştiriyoruz, randevu istediğimizde 10 günde dönüş bile yapmıyorsa, dolar 100 tl oldugunda görürüm ben onları piyasada iş yaptıracak adam ararken 😉

bu da geleceğe notum olsun “fuck you”.

#metaverse

TR

bu işi bu sefer satacaklar ve tahminimce adım adım hepsi şu şekilde olacak;

-bunun eXistenZ, Matrix, Gamer, … Ready Player One ve Free Guy gibi filmlerle temellerini attılar,

-pandemi nedeniyle insanlar içeride yaşamaya alıştı, uzaktan çalışabileceğini farketti ve milyonlarca insan gerçek işini bırakıp, minimum hayat tarzına geçmeye başladı, çünkü hayallerini kurdukları araba, ev, yaşam tarzı artık imkansız olmaya başladı (https://www.youtube.com/watch?v=aPNjc88is5g)

-teknoloji ve internet bağlantısı artık en basit cihazda bile bulut üzerinde yeterli render’ı alıp aktarabilecek güce ulaştı,

-kripto parabirimi merkezi amerikan kontrolüne geçti,

şimdi burada,

(işsiz+hayalsiz+umutsuz+depresif+gerçeklikten_kopmuş)insan+basit_bir_internet_bağlantısı+kripto’yu bir denkleme koyarsan zaten metaverse’nin oluşması için herşeyi bulmuş oluyorsun.

işsiz insanlara, sırf orada istedikleri karakterleri yaratması için fırsat vereceksin + kripto ile destekleyeceksin, onlar bağımlı hale geldikten sonra da bir bakmışsın çevrende normal bir işte çalışan kimse kalmamış, herkes orada yaşıyor.

blackmirror, matrix gerçek olmuş, dünyanın sonu gelmiş, idiocracy’den beter olmuşuz, wall-e bile halimize ağlar hale gelmiş…

EN

they will sell this business this time and I guess step by step it will all be as follows;

-they laid the groundwork for this with movies like eXistenZ, Matrix, Gamer, … Ready Player One and Free Guy,

-Due to the pandemic, people got used to living indoors, realized that they could work remotely, and millions of people started to quit their real jobs and move to a minimal lifestyle, because the car, house, lifestyle they dreamed of is now impossible (https://www.youtube.com/watch? v=aPNjc88is5g)

-technology and internet connection have now reached the power to receive and transfer renders on the cloud even on the simplest device,

-Centralized American control of cryptocurrency, here right now,

If you put (unemployed+dreamless+desperate+depressed+detached)human+simple_internet_connection+crypto into an equation, you’ve already found everything for the formation of the metaverse.

You will give unemployed people the opportunity to create the characters they want there + support them with crypto, after they become addicted, you see that there is no one around you who works in a normal job, everyone lives there.

blackmirror, the matrix has come true, the world has come to an end, we have become worse than idiocracy, even wall-e cries for us…

deli.

bana deli diyenlere ufak bir not;

“insansın”, yaşamak için havaya, suya, yiyeceğe ihtiyacın var.

gelecekte yaşamıyorsun, haplarla hayatını devam ettiremezsin.

bugün, tarımsal üretim yapılan toprak artık toprak değil. kullanılan tarım ilaçları toprağın yapısını bozarak betonlaştırdı, artık sadece bitkinin tutunduğu bir yapı. bitkinin beslenmesi için atılan gübre de, sulama ve yağış ile beraber bu betonsu yapıdan yıkanarak akarsularla göl ve denizlere gidiyor.

tarımsal üretimin sonu yakın.

yani hiçbirşey yiyemeyeceksin ve kapalı ortamda yetiştirilen marul falan da sana yetmeyecek.

kim deli?

🙂

sana olsun, bana ne olacak?

yatırımcı denilen organizmanın, kendi yatırımını güvence altına almak istediği için sorduğu bir soru; “sana birşey olursa bu konuyu kim devam ettirecek?”.

aslında cevabı çok basit. bana birşey olursa, konu da bok olacak ve olduğu yerde kalacak. çünkü, benim multidisipliner bilgime ve çalışma merakıma sahip bir yaratık henüz tanımadım. “ama” benim bildiklerimi ve yapabildiklerimi bir kaç yüz kişiyi bir araya getirerek yapabilirsin.

ha, bunu deneyen firmalar var, ben onlara kısaca “sürü” diyim, gerisini sen anla.

kısaca söylemek istediğim, eğer bana bir daha birisi “sana birşey olursa bu konuyu kim devam ettirecek?” derse, şunu söyleyeceğim “bana ne oluyor ..k sana olsun!”. (doktoraya başlayana kadar küfür etmemişimdir, amk akademisyenleri ağzımı çok bozdu)

bu lafın, defalarca katıldığım yatırımcı toplantıları; yani modern DİLENCİLİK’de karşıma çıkan versiyonları;

“toplantıdan çıktın, otobüs çarptı, kim yapacak?” (bu lafı söyleyenin adı panama dosyalarında geçiyordu)

“senin yaptığını yapabilecek başka kişi yok mu?” (büyük bir yatırımcı ağı)

“bu işin altından tek başına kalkabileceğine emin misin?” (yoğurtçu)

“o kadar harvard mit mezunu var, onlar yapamıyor da, sen nasıl yapıyorsun?” (Türkiye’nin en büyük patatesçisi. sadece patates yersen yapamazsın tabi)

“20 günde bu iş olur mu?” (alt tarafı çuval sayma işi idi, kameraları yerine tak 15 dakikada yaparım, etiketleme & eğitim dahil)

siz, beni fazla hafife alıyorsunuz bunun farkında değilsiniz. sıradan Ziraat Mühendisleri ile karıştırmayın, aklınızı alırım. hadi hepinizle teker teker uğraştırmayın, girin tarsens.com‘a bakın neler yaptığıma. teorikfizikci.com‘a girmeden önce hazırlık olsun. yetmezse diye kısaca şöyle özetleyim (kopy paste walla canım be, uğraşamam şimdi sıfırdan)

A brief history about Tarsens (me, my Mother, my Father, we’re all Agricultural Engineers + they have MSc on Agricultural Engineering, I have it on Biosystems Engineering, sis graduated from M.I.S., we have 100 years / 3+ generations of agricultural expertise),

-Always wanted to be a Physicist, theoretical physics to be precise with separate interests in Pure Mathematics. but the education system is so fucked up in Turkey I had to study agricultural engineering. Don’t get me wrong, it is a family business but agricultural education in Turkey is terrible.

-After having a few small projects related to agriculture, I’ve established Tarsens in Aug 2017,

-In 2 months, got invited (all expenses paid) to Global Forum for Innovations in Agriculture Feb, 2018, Rockefeller Foundation Organized Event

-Met Abu Dhabi Food Control Authority (I’m on their government site, click to verify) & Mubadala Corp., They invited me to Masdar City, (the city produces bleeding edge technologies for Mars 2117 mission)

-Mubadala invited (all expenses paid, duh!) me to Masdar City again in May 2018 to make me a job offer, I refused due to it having no relation to agtech.

-Nikkei (the biggest newspaper in Japan) invited me to Tokyo in June 2018, https://thebridge.jp/en/2018/07/ag-sum-2018

-I had a meeting with Softbank & Nvidia in Tokyo https://tarsens.files.wordpress.com/2019/06/cooler1.jpg https://tarsens.files.wordpress.com/2018/12/15288021568761.jpg

-Tarsens was the one of 3 companies in Turkey who got the Nvidia’s high-end Nvidia Jetson Xavier processor (and developer preview early access) in Turkey in Sep 2018

-My Thesis on Life Cycle Assessment of Dairy Production is the 1st thesis about that topic in Turkey https://www.researchgate.net/publication/344608950_A_research_on_using_possibilities_of_life_cycle_assessment_in_dairy_cattle_farm_and_a_case_for_Bursa_YASAM_DONGUSU_ANALIZI’NIN_SUT_SIGIRI_YETISTIRICILIGINDE_KULLANIM_OLANAKLARI_VE_BIR_UYGULAMA_ORNEGI

-I’ve written 5G and future of Agriculture to the BTK (Computer Technology Organization of government) https://www.btk.gov.tr/uploads/announcements/5g-ve-otesi-beyaz-kitap/5gtr-beyazkitap.pdf

-Had a roundtable meeting about future of Agriculture in Turkey with sector leaders; https://cdndigit4turkey.4flyy.com/file/1800df8b3b7641c4aa20da925a4a6a88/BAU_-_TARIM_VE_GIDA.pdf

-Tarsens is in the Airbus backed Act In Space “success stories” https://actinspace.org/success-stories

-Got invited to Turkey’s 1st & only Agricultural Technology University to pave a way for agriculture beyond Agriculture 4.0 https://www.gidatarim.edu.tr/tr/haber-duyuru/kgtu-teknolojik-tarima-onculuk-ediyor-tarim-40-isleri-kolaylastiracak-verimi-karliligi

-Been advisor to one of the biggest Chemical Fertilizer companies, Toros Tarim about precision Agriculture, https://tarsens.files.wordpress.com/2019/06/20180628_155857_hdr.jpg

-Have energy distribution & usage related projects; https://tarsens.files.wordpress.com/2015/12/12973334_1083005521738051_8746703150958430366_o.jpg

-Won an award in Live TV, https://tarsens.files.wordpress.com/2015/12/1933586_1064305376941399_7890599992137409821_o.jpg

-Accepted to the (allegedly) best Startup Accelerator in TR, https://tarsens.files.wordpress.com/2015/12/img_7543.jpg

-Demonstrated my live NDVI tech in 2016 in Startup Istanbul, https://tarsens.files.wordpress.com/2015/12/p_20161007_150116.jpg

-Had many TV & Media apperances -> https://celilserhantezcan.com

-Developed Remote Sensing system for monitoring lake surface areas to create digital twin of lakes http://golebakan.com

-Developed wireless sensor networks that had endurance of 8 years using only 2 x AA batteries http://sensorbeez.com

-Developed the most advanced and accurate yield estimator system for viticulture; https://yieldestimator.com

If you think I’m crazy, this is how a very close friend defines me;

how do they define you?

Create your website with WordPress.com
Get started